www.Egecafe.Com

 

 

 

 
 

Ana sayfa

Moda Sohbet Foto album Magazin

 

Söz konusu bozukluklar iki gruba ayriliyor.   

 1. Uykunun miktari ve kalitesiyle ilgili sorunlar  Bu sorunlardan birisi uykusuzluk. Uykusuzluk, uykuya dalma güçlügü, gece sik sik uyanma, sabaha karsi uyanma ve bir daha uyuyamama seklinde olabiliyor. Bazen de kisi uyudugu halde kendisini uykusunu alamamis ve dinlenmemis hissediyor. Uykusuzlugun nedenleri arasinda ruhsal bozukluklar önemli bir yer tutuyor. Örnegin depresyon uykusuzlugun en sik görüldügü durumlardan birisi. Asiri çay ve kahve tüketimi bir baska uykusuzluk nedeni. Uzun süre kullandiktan sonra alkolü birakmaya çalisan kisilerde uykusuzluk ortaya çikabiliyor. Kalp ve akciger hastaliklari da uykusuzluga yol açabiliyor. Bazi kisilerdeyse uyku bozuklugunu açiklayacak hiç bir neden bulunamiyor.  Uykunun miktari ve kalitesiyle ilgili diger bir sorun asiri uyku. Asiri uykunun degisik tipleri var. Bazen kisi uykudan uyanmakta zorluk çekiyor. Uzun süre uyumus ve uykusunu almis olmasina karsin gözlerini bir türlü açamiyor. Baskalarinin yardimiyla güçlükle uyandirilabiliyor. Bu durumun tip dilindeki adi 'uyku sarhoslugu'. Bazilariyla, gündüz vakti olur olmaz yerlerde kivrilip uyuyakaliyor ve gürültülü bir sekilde horlamaya basliyorlar.  Asiri uykunun en dramatik tipiyse 'narkolepsi' olarak adlandirilan uyku bozuklugu. Bu kisiler en olmayacak anlarda birden uykuya dalip olduklari yere yigiliveriyorlar. Yine bu kisilerde uykuya dalarken hayaller görme ve kendini felç olmus gibi hissetme yakinmalari sik görülüyor.  Bazen de sorun uykunun miktari ve derinligiyle degil ritmiyle ilgili. Uyku ile uyaniklik arasindaki gidis gelislerin insan bedenindeki bir biyolojik saat tarafindan yönetildigi biliniyor. Bazi kisilerde bu biyolojik saatin bozulmasina bagli olarak uyku düzeni degisiyor. Sabaha karsi uykuya daliyor ve aksamüzeri uyaniyorlar. Söz konusu ritm degisikligi uzun süreli uçak yolculuklarindan sonra ya da gece vardiyasinda çalisan kisilerde görülebilidigi gibi, hiç bir görünür neden olmadan da ortaya çikabiliyor.     

2. Uyku sirasinda yasanan anormal olaylar  Uyku sirasinda yasanan tuhaf olaylar arasinda en iyi bilineninin uyurgezerlik oldugunu söyleyebiliriz. Bu konu yillardir karikatür ve fikralara konu olmayi sürdürüyor. Uyurgezerlik uykunun ilk birkaç saati içinde ortaya çikiyor. Kisi, yatakta oturma, kalkip dolasma, giyinme, yemek yeme gibi davranislarda bulunabiliyor. Bu davranislar sirasinda yüzü donuk. Tek bir noktaya bakarak hareket ediyor ve bu sirada sözel iliski kurmak genellikle olanaksiz. Çocuklarda sik eriskinlerde ise çok ender görülen bir bozukluk.  Sik sik korkulu düsler gören ve kan ter içinde uyanan kisilerin sorunlariysa biraz farkli. Bu korkulu düsler gece boyunca bir kaç kez tekrarlayabiliyor. Çocukluk çaginda yasandiginda genellikle kisa sürede düzelme egiliminde olan bu bozukluk eriskinlerde kalici bir sorun haline gelebiliyor.  Diger bir bozukluk 'uykuda korku nöbeti'. Kisi, bir rüya görmedigi halde birden büyük bir korkuya kapiliyor ve haykirarak uyaniyor. Korku ve panigin yanisira çarpinti, terleme, derin nefes alamama duygusu bu tabloya eslik ediyor. Bu bozukluk genellikle ilkokul çaglarinda basliyor ve çocukluk dönemi biterken ortadan kayboluyor.  Uykuda dis gicirdatma sik görülen diger bir sorun. Soruldugunda, her on kisiden birisi uykusunda dis gicirdattigini söylüyor. Kimileri böyle bir sorunlari oldugunu birlikte uyudugu kisilerden ögrenmis. Bazilariysa, dislerinde sürekli gicirdatmaya bagli olarak oluþan asinmalar nedeniyle dis hekimleri tarafindan uyarilmislar. Uykuda dis gicirdatma, bazi kisilerde stresli dönemlerde belirginlesiyor. Kadinlarda, adet dönemleriyle baglantili dalgalanmalar gösterebiliyor. Bazen de hiç bir etkenle iliskisi saptanamadan sürüp gidiyor.  Horlama da uyku sirasinda yasanan anormal olaylar arasinda sayilabilir. Horlama, yanlizca horlayani degil birlikte uydugu kisiyi de etkileyen bir sorun. Bazen agiz, bogaz ve solunum yollarindaki bozukluklarin isareti olabildigi gibi, hiç bir nedene baglanamadigi durumlar da az degil.     Uyku bozukluklarinda tedavi  Uykusuzlugun tedavisinde kullanilan çok sayida ilaç var. Ancak bu ilaçlarin bazi yan etkileri oldugu için uykusuzlukta ilaç tedavisi için pek aceleci davranilmiyor. Örnegin, bu tür ilaçlar aliskanlik yapabiliyor ve kesildiklerinde geri tepme nedeniyle daha ciddi bir uykusuzluk sorununa yol açabiliyorlar. Ayrica, birçogunun ertesi gün de devam edebilen bir uyku haline ve sersemlik duygusuna yol açtigi biliniyor. Dolayisiyla, uykusuzluk tedavisinde ilaç kullanimi bir son çare olarak görülüyor. Önce, basit bazi öneriler yoluyla kisinin uyku aliskanliklarinin düzeltilmesine çalisiliyor. Eger basari saglanamazsa ilaç kulaniliyor.  Asiri uykunun ve uyku sirasinda yasanan anormal olaylarin tedavisi ise daha karmasik. Bu durumlarin bir çogunda, kisinin tedaviden önce bir uyku laboratuvarinda incelenmesi öneriliyor. Daha basit bir sorun olan horlamadaysa, sirt üstü yatmaktan kaçinilmasi, kilolu kisilerin zayiflamalari ve agiz, bogaz ve solunum yollarinin sinüzit, genizeti ve allerji yönünden degerlendirilmesi öneriliyor.     

UYKUSUZLUK ÇEKENLERE ÖGÜTLER 

 Geceleri herhangi bir nedenle geç yatsaniz bile sabahlari vaktinde kalkip güne baslayin. Gündüz uyumayin  Aksam yemeginden sonra, alkol, çay, kahve sigara ve kolali içkilerden uzak durun.  Yataga girme saatinden önceki iki saat boyunca agir egzersizlerden kaçinin.  Yatak odasini uyku ve cinsel iliski disindaki eylemler için kullanmayin. Örnegin, yatak odasinda televizyon seyretmeyin.  Aksamlari agir yemekler yemeyin.  Yataga girdikten sonra uyku tutmazsa kendinizi uyumak için zorlamayin. Yataktan kalkip asiri efor gerektirmeyen bir isle ugrasin. Örnegin kitap okuyun.     

MiTOLOJiDE UYKU 

Bir efsaneye göre, Gece tanrisi kendi basina iki ogul yaratir. Bunlardan birisi Uyku tanrisi Hipnoz, digeriyse Ölüm tanrisi Tanatos'dur. Bu iki kardes tanri, Ozan Hesiodos'un dizelerine söyle yansir:  Orada oturur kara Gece'nin çocuklari,  Uyku'yla Ölüm, o korkunç tanrilar.  Günes onlara hiç çevirmez isinlarini  ne göklere çikarken, ne inerken,  biri dolasir sirtinda topragin ve denizin  tatli bir huzur götürerek insanlara,  ötekinin demirdendir yüregi, tunçtandir cani.  Hipnoz, karanlik ve dumanli bir magarada yasar. Unutkanlik ve kayitsizlik irmaginin sulari odasinin içinden akar. Hipnozun iki oglu vardir. Bunlar insanlarin düs görmesini saglarlar.    

UYKU VE YEME FiZYOLOJiSi 

insan ömrünün yaklasik üçte biri uykuda geçer. Bu denli çok zamanimizi verdigimiz uykunun gizemi ise antik çaglardan günümüze degin hala çözülememistir. Eger "neden uyuruz" sorusunun yaniti "yoruldugumuz için" olsaydi, ritmik ve belirli bir düzende degil, yalnizca yorgun oldugumuzda uyurduk.  incelemeler, uykunun pasif degil dinamik bir süreç oldugunu, hizli göz hareketleri (rapid eye movements, REM) evresi ve bunun disindaki evrelerden olustugunu ortaya konmustur. Bu evreler tüm uyku süresince birbirini izler. REM evresinde gözler hizla hareket eder, solunum ve kalp atislari düzensizlesir. Bu evrede gördügümüz rüyalari çok daha iyi animsariz. Uyku evreleri ve bu sirada ortaya çikan solunum, kalp, beden isisi, kaslar ve gözlerle ilgili degisikliklerin tümü beyin kabugu ve beyin sapinda bulunan sinir hücresi gruplari ve bunlar arasindaki iletisimi saglayan kimyasal bilesimler araciligi ile yerine getirilir.  Yeme davranisi, beyinde hipotalamus denen bir bölgenin düzenledigi ve uykuya benzer biçimde henüz tüm yönleriyle çözümlenememis bir islevdir. Beyinde bu bölgede bir hasar olustugunda asiri yeme durumu ortaya çikar. Sindirim sisteminden salgilanan kimyasal bir madde beyinde yeme merkezindeki kimyasal maddeleri etkileyerek istahi azaltir. Sismanlik ve istahsizliktan sorumlu mekanizmalarin daha iyi anlasilmasi bu kimyasal bilesimlerin arasindaki iliskilerin çözümlenmesine baglidir.   

güzel sözler