www.Egecafe.Com

 

 

 

 
 

Ana sayfa

Moda Sohbet Foto album Magazin
 

Tüp Bebek

 


TEDAVİNİN ASAMALARi

 


GÖRÜSME


ilk görüsmede iVF doktorunuz sizfen detayli bir saglik öyküsü alır, daha önce yapilmis tüm tetkik ve tedavilerinizi inceler. Gerekli gördügü taktirde ek tetkikler isteyebilir, genetik ya da baska bölümlerden konsültasyon isteyebilir. Daha sonra bazal bir ultrason incelemesiyle rahim ve yumurtaliklarin durumu hakkinda bilgi sahibi olur. Bu inceleme sonunda herhangi bir patoloji saptanirsa buna yönelik tedaviye öncelik verilir. Problemin nedeni anlasildiktan sonra doktorunuz tedavinizin planini çizer ve YÜT progr**i** alinip alinmayacaginiza karar verir.
HORMONLARiN BASKiLANMASi
iVF programinda ilk hedef yeterli sayida döllenme yetenegine sahip yumurta hücresi elde edebilmek. Bu hedefe ulasmak ve kontrolü ele alabilmak için vücudun kendi ürettigi hormonların zamansiz ve düzensiz etkilerinin ortadan kaldirilmasi gerekir. Bu amaçla hormonları baskilayici ilaçlar kullanilir. GnRH analoglari adi verilen ve enjeksiyon ya da burun spreyi olarak kullanilan bu ilaçlar degisik protokollere göre uygulanabilir.
 



YUMURTALiKLARiN UYARiLMASi


Tüm protokollerde adet kanamasinin ikinci ya da üçüncü gününde temel ultrason incelemesi ve kanda östrojen tayini yapilir ve kullanilacak ilaç dozuna karar verilir. Uyari tedavisi basladiktan sonra hasta belirli araliklarla kontrole çagrilir. Bu kontrollerde vajinal ultrasonografi yapilarak gelerek gelisen folliküllerin sayisi ve büyüklügü kontrol edilir. Zaman zaman yumurtaliklarin durumuna göre kanda östrojen incelemesine gerek duyulabilir.
Tedavide amaç mümkün oldugunca fazla sayida 16-20 mm çapli follikül elde etmektir. Takipler esnasinda kan östrojen düzeyleri kontrol edilerek ilaç dozu ayarlamasi yapilabilir. Hedef 14 mm’den büyük follikül başina 200 pg/ml östrojen düzeyine ulasmaktir. Folliküller yeterli büyüklüge ulaştiginda son olgunlasnayi saglamak için 5.000 -10.000 ünite human chorionic gonadotropin (hCG) enjeksiyonu yapilir. Tedavinin süresi degisken olmakla birlikte ortalama 10.4 # 1.7 gündür. Çatlatma ignesinden 32-36 saat sonra yumurta toplama islemi yapilir.
Ultrason takipleri sirasinda degerlendirilen bir diger faktör de rahimin içini döseyen ve endometrium adi verilen tabakanin yapisi ve kalınligidir. Gebelik olustugunda endometriuma yerleseceginden bunun yapisi son derece önemlidir. hCG gününde endometrium 6 mm veya daha ince oldugunda gebelik sansi azalmaktadir. Kendi uygulamalarimizda bu tür hastalardaki klinik gebelik oranı %11.8’dir. Endometrial kalinligin 14 mm’den fazla olmasi da olumsuz etki yaratmakta ve gebelik elde edilse bile düsük olma olasiligi artmaktadir.


YUMURTA TOPLAMA


OPU vajinal ultraonografi ile oldukça kolay ve konforlu bir sekilde gerçeklesmektedir. Hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatar ve üzeri steril örtüler ile örtüldükten ve vajina temizligi yapildiktan sonra lokal anestezi vajinaya uygulanir ve ardindan vajinal ultrosonsgrafiye baslanir. Vajinal uktrosonografi probu üzerinde bulunan, kilavuz içinde geçirilen bir igne ile overlere ulasilir. Her bir follikül çine girilerek içerigi özel bir aspiratör yardimi ile bosaltilir. Alinan sivi hemen labarotuara yollanarak yumurta içirip içermedigi mikroskop altinda incelenir, eger yumurta hücresi varsa ayrilir. Eger follikülden yumurta elde edilemez ise aynı igne içinden özel sıvı verilerek follikül boslugu yikanir ve içinde kalmis olabilecek yumurta alinmaya çalisilir. Bu sekilde tüm folliküller aspire edilinceye kadar isleme devam edilir. Her iki yumurtanın aspire edilmesi yaklasik 15-30 dakika sürer. islem sonrasi hasta dinlenme odasina alinarak bir süre istirahat etmesi saglanir.
Lokal anesteziyi tolere edemeyen, ya da yumurtaliklarin ve/veya folliküllerin özel durumu nedeni ile islemin teknik olarak zor geçecegi düsünülen vakalarda genel anestezi tercih edilebilir. Bazen follikül sayisi fazla olmasina karsin içlerinde yumurta hücresi çikmaz. Bos follikül sendromu adi verilen bu durumun en önemli nedenlerinde biri hatanin hCG yaptirmak ve 24 saat sonra OPU islemini diger yumurtalikta tekrarlamaktir.
OPU islemi sirasinda aspire edilen follikül içerigi hemen labaratuara gönderilir. Özel bir mikroskop ile incelenen bu sivinin içinde bulunan yumurta kültür sivisinin içine konarak inkübatöre kaldirilir. inkübatör, sıcakligi 37 C, karbondioksit oranini da %5-6 düzeyinde sabit tutar. Olgun yumurta hücreleri 4-6 saat sonra döllenme için hazir hale gelmektedir. KOH sonrasi çapi 18-22 mm arasinda olan folliküllerin yaklasik %80’inden döllenmeye uygun yumurta elde edilebilmektedir.


FERTiLiZASYON


Kadından oositlerin (yumurta) toplandığı esnada erkek de sperm verir. Sperm alınması için en ideal yöntem mastürbasyondur. Menisinde canlı sperm bulunmayan kişilerde ise cerrahi olarak sperm alınır. Elde edilen meni özel bir kap içersine alınır ve likefiye olması(sıvılaşması) belklenir. Likefiye olan meni , sperm sayısı, hareketliliği ve şekli yönünden incelenir.
Tüp bebek planlanan hastalarda en önemli kriter hareketli sperm sayısıdır. Incelenen sperm döllenme için hazırlanır. Sperm hazırlanmaı iki nedenden dolayı önemlidir. Bunkardan birincisi menide bulunan yabancı proteinleri, temizlemek, ilncisi ise bazı reaksiyonları tetikleyerek spermin hiperakif olmasını sağlamaktır.
Yumurta kültürü ve sperm hazırlanması tamamlandıktan sonra fertilizasyon işlemine geçilir. Spermler ile yumurtalar bir arada bırakılırlar. Her bir yumurta hücresi için 20.000 sperm kullanılır. Sperm parametrelerinin bozuk olduğu durumlarda bu sayı arttırılabilir. Erkek faktörü varlığında veya nedeni açıklanamamış infertilite olgularında mikroenjeksiyon (ICSI) tercih edilmelidir. Işlemden 16-18 saat sonra döllenme olup olmadığı kontrol edilir. Döllenmiş yumurtada tek olan hücre sayısı ikiye çıkmıştır.
Döllenmiş yumurtalar tekrar kültür ort**ı** konur ve ileri aşamalara ulaşmalaları beklenir. Uygun aşamaya gelindiğinde embriyolardan kaliteli olanlarından belirli sayıda alınarak kadının rahmi içine transfer edilir.


EMBRİYO TRANSFERİ


Embriyolar iki hücreli aşamadan blastokist aşamasına kadar herhangi bir dönemde transfer edilebilmekle beraber, en sık tercih edilen transfer zamanı 4-8 hücreli aşamadır. Embriyolar bu aşamaya genellikle iki yada üçüncü günde ulaşmaktadırlar. Embriyo transferi iki-altıncı günler arasında yapılabilir.
Yardımcı üreme tekniklerinde transfer edilen embriyo sayısı ile klinik gebelik oranları arasında direkt bir ilişki mevcuttur. En iyi klinik sonuçlar 2-4 embriyonun transfer edilmesiyle alınmaktadır. İkiden fazla sayıda embriyo transfer edildiğinde çoğul gebelik oranları oldukça yükselmektedir; ancak bu risk artan kadın yaşı ile birlikte azalmaktadır. Çoğu gebeliklerin koplikasyon oranlarının yüksek olması ve erken doğum gibi nedenler ile maliyetin artması nedeniyle pekçok ülkede transfer edilen embriyo sayısının kısıtlanması yoluna gidilmektedir. İkiden fazla sayıda embriyo ancak 37 yaşından büyük ve daha önceki IVF/ICSI denemelerinin başarısız olduğu hastalarda yapılmaktadır. Günümüzde 35 yaşından genç her hasta sadece bir tane blastokist transfer edilmesi önerilmektedir.embriyo transferi yapılırken hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatırılır. Vajinaya spekulum takıldıktan sonra steril serum fizyolojik ile temizlik yapılır. Ardından özel kültür sıvıları ile rahim ağzı temizlenir. Embriyolog transfer edilecek embryoları katater içinde labaratuvardan getirir. İşlemi yapacak olan hekim karından yapılan ultrason eşliğinde embriyoları rahim içine bırakır.
Embriyo transferi işlemi ağırlıklı bir işlem değildir ve anastezi gerektirmez. İşlem sonrası endometriumu desteklemek için hastaya enjeksiyon, fitil ya da krem şeklinde hormon ilaçları verilir. Luteal faz desteği adı verilen bu tedavi eğer gebelik oluşursa 10. Haftaya kadar devem eder. Gebelik oluşmayıp adet kanamasının olduğu durumlarda ise kanamanın başlamasıyla birlikte tedavi kesilir.
Embriyo transferi sonrası 12. günde gebelik testi için çağrılır.


GEBELİK TESTİ


İlk önce idrarda daha sonra ise kanda gebelik testi (beta-hCG) yapılır. Kanda yapılan testin sonucuna göre gebelik olup olmadığına karar verilir. Testi pozitif olanlar iki gün sonra yeniden kanda gebelik teti için çağrılır. İki testin sonuçları arasında ilişki değerlendirilerek gebeliğin sağlıklı olup olmadığına karar verilir. Sağlıklı bir gebelikte iki gün sonra kan beta-hCG değeri yaklaşık iki kat artmalıdır. Bazı durumlarda bir süre sonra kan beta-hCG değeri sıfıra iner. Bu durum biyokimyasal gebelik olarak adlandırılır.
Bete-hCG’nin beklenenden daha farklı artışları ise, ektopik gebeliği(dış gebelik) dütündüren bulgulardan birisdir.
12 ve 14. günlerdeki beta-hCG değerleri istenilen şekilde artan vakalar klinik gebelik olarak kabul edilir ve 2 hafta sonra ilk gebelik ultrasonu için çağrılır. Bu ilk ultrasonda rahim içindeki gebelik kesesinin olup olmadığı ve eğer kese var ise kaç tane kese olduğu araştırılır. İkiz, üçüz yada daha fazla sayıda fetus bu ilk ultrasonda görülebilir.



ÖZEL UYGULAMALAR


CERRAHİ SPERM ARAMA (PESA, PTSA, TESE)
Erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumunda (azospermi) mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak olan spermin testislerden alınması gündeme gelmektedir. Bu uygulamanın başlaması ile erkek kısırlığı konusunda devrim yaşanmıştır. Tıkanıklığa bağlı azospermi olgularında kanalların içine ince bir iğne ile girilerek sperm aranır (PESA). Bu tür olgularda kendi kliniğimizde sperm bulma oranımız %99.6’dır.
Tıkanmanın olmadığı durumlarda ise problem daha karışıktır. Bu durumlarda erkek yumurtalığının çeşitli bölümlerinde çok kısıtlı da olsa bir üretim söz konusu olabilmektedir. Yumurtalığın çeşitli bölümlerinden çok sayıda küçük parça alınarak bu parçaların içerisinde sperm hücresi aramak gerekmektedir. Parça iğne ile (PTSA) ya da açık cerrahi ile alınabilir (TESE). Bu teknikle hastaların yaklaşık %60’ında sperm bulunabilmektedir. Üretim bozukluğuna bağlı azospermi olgularında gebelik oranları biraz daha düşüktür.



PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT)


Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT), ailesinde genetik hastalıkları olan çiftlerin ya da uygulanan tedavilere cevap vermemiş intefil ailelerin tüp bebek yöntemi kullanılarak sağlıklı bebeğe kavuşmalarını sağlayan yeni bir genetik tanı yöntemi olup bu yöntemle çiftlerden elde edilen embriyolar tek tek incelenerek genetik olarak sağlıklı olan embriyolar anormal embriyolardan ayrılır ve anne adına genetik olarak normal olduğu saptanan embriyolar transfer edilir. Bu sayede genetik bozukluğu olan çocuğa sahip olma riski yüksek olan çiftler için hamilelik en başından kontrol altına alınmış olur. IVF’de olumsuz sonuçların başlıca sebeplerinden biri kromozom anomalisi dolayısıyla meydana gelen düşüklerdir. Bu nedenle PGT, özellikle ileri yaştaki IVF hastalarına ait oositlerde %43.1’lik gibi yüksek oranda kromozom anomalisine rastlanması sebebi ile ileri yaş anne adaylarına önerilmektedir. Ayrıca ülkemizde sıklıkla görülen talasemi ve orak hücreli anemi genetik hastalıkların gebelik öncesi analizi de PGT ile yapılabilmektedir. Gelişen genetik teknikler ve bilgiye ulaşma olanaklarının artması çiftlerin, PGT ve diğer prenatal tanı yöntemleri hakkında sağlık merkezlerine başvurmalarını kolaylaştırmıştır. Asıl amacı aileleri sağlıklı bebeklere kavuşturmak olan IVF, Preimpantasyon Genetik Tanı’nın uygulanması ile birlikte başarıya ulaşma konusunda bir daha atılmasını sağlamıştır.


BLASTOKİST TRANSFERİ


Son dönemlerde geliştirilmiş medium sistemleri kullanılarak embriyo canlılığı laboratuar ortamında daha da uzatılmış ve buna bağlı olarak günümüzde tüp bebek merkezlerinde, daha yüksek gebelik oranlarının elde edildiği 5. ya da 6. gün transferleri yaygınlaşmaya başladı. Buna blastokist transferi adı verilir. Embriyonun ana rahmine tutunmadan önce ulaştığı en son aşamaya blastokist aşaması denir.
Blastokist Transferlerinin Avantajları Şunlardır:
Gelitim potansiyeli daha iyi olan embriyoları seçebilme
Canlılğı yüksek olan daha az sayıda embriyo transfer ederek çoğul gebelik olasılığını azaltması
Embryo gelitimini daha iyi gözleyebilme
Embryoları en yüksek gelişim potansiyeline sahip oldukları dönemde yani blastokist aşamasında doldurabilme
Preimplantasyon genetiği uygulayan merkezlerde trophectoderm (blastokiste ait hiç hücre tabakaları) biopsisi uygulayabilmek ve bu doku embriyonik olmadığı için ethik problemleri ortadan kaldırabilmek
Embriyo canlılığının incelenebileceği metodlara fırsat tanıması.


EMBRİYO DONDURMA


İnsan gametlerinin ve embriyolarının dondurulmasının tüp bebek pratiğinde büyük önemi vardır. Tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelik riskini en aza indirmek için genel yaklaşım en fazla üç embriyo transfer etmektir. Bu durumda akla gelen ilk soru elde edilen fazla embriyoların ne şekilde değerlendirileceğidir. Bu şekilde elde edilen fazla embriyoların dondurulması hastaya hem ekonomik, hem de psikolojik bir avantaj sağlar. Ayrıca dondurulan embriyolar transfer edileceği zaman hasta herhangi bir tedaviye gereksinim duymaz. Embriyo dondurma işlemi tüp bebek uygulamalarında başarı şansını arttıran bir işlem olarak da değerlendirilebilir.
Emriyo dondurma ve çözme işlemi, embryolar kimyasal maddelerle (kriyoprotektan) dengelendikten sonra soğutulması ve -196 C sıvı nitrojen içinde depolanması, çözüldükten sonra da krioprotektan ortamından uzaklaştırılarak ileri gelişimi sağlamak için özel kültür ort*****ının içine alınmasıdır. Her iki işlemde çok dikkatli yapılır. Rutin tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamalarında embriyo dondurma ile gebelik oranları %15-25 arasında değişir. Aynı siklusda gebelik elde edilmiş ve kalan embriyolar dondurulmuş ise bu kez gebelik oranı %40 kadar olur. Çiftlerden izin belgesi alınarak dondurulan embriyolar Türkiye’de 1997 yılında yürürlüğe giren bir yasa ile üç yıl boyunca sıvı nitrojen içerisinde saklanabilir.



TEDAVİ SIRASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR


Tedavinin İptal Edilmesi:
Hastaların tedaviye beklenen yanıtı vermemesi, yeterli sayıda follikül gelişmemesi gibi nedenlerle tedavi iptal edilebilir.
Yumurta Bulunamaması:
Özellikle yaşı ileri ve yumurtalık rezervi düşük kadınlarda folliküller yeterli büyüklüğe ulaşmasına karşın aspirasyon sırasında hiç yumurta bulunamayabilir.
Döllenmenin Olmaması:
Yumurta ve spermler normal olmasına karşın bazı yumurtalarda döllenme gerçekleşmeyebilir. Döllenme oranı %70 civarındadır.
Transfer Zorluğu:
Bazı durumlarda kadının genital organlarının anatomik yapısı nedeniyle transfer çok zor olabilir. Bu gibi durumlarda gebelik şansı düşmektedir.
Sperm Bulunamaması:
TESE uygulanan hastaların %40’ında sperm bulunamaz ve tedavi iptal edilmek zorunda kalınır.
Gebelik Testi Öncesi Kanama:
Test gününden önce kanaması olanlarda gebelik şansı düşmekle birlikte gebelik olmadığı anl**ı** gelmez.
Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS)
Yumurtalıkların tedaviye aşırı cevap vermesi ve karın boşluğu ile diğer vücut boşluklarında sıvı toplanmasıyla ortaya çıkan bir tabloolup şiddetli durumlarda hastanede yatarak tedavi gerekli olabilir. OHSS açısından riskli oaln kişilerde embryo transferi ertelenip embriyolar dondurulabilir.

güzel sözler